7 Ağustos 2016 Pazar

Bir günüm nasıl geçti?

Sırf bir anlık zevk için koca gün (dün) nasıl ırgata bağladım, bir bir yazıcam.

Günün en başından başlayalım.

Uyanma
Sabah saat 05:00. Çok aşırı nemden uyandım. Baktım evde herkes uyuyor. Geçtim salona, ses çıkarmadan, aynı anda okuduğum 3. kitabım olan 'Tolstoy / İnsan Ne İle Yaşar?' ı okumaya. 1 buçuk saat okumuşum. Tam gevşedim, yeniden dalayım dedim, saat 06:30 'da kapıda ev çocuğu göründü. Uyanmış. (Everkeği uyuyor)

'Oy canum sen kalktın mı?'

Ev çocuğunun kahvaltısını hazırladım, ona kitap okudum, derken oldu 08:00. Anneme sms gönderdim.

'Biz uyandık. Gel istersen'

Kahvaltı
O gün hep beraber Urla' yı keşfetmeye gidecektik. Anneme sabah çok erken gel, kahvaltıyı da beraber yaparız demiştim. Annem gelene kadar ev çocuğu etrafımda arabasıyla oynadı, ben kahvaltı hazırlığına başladım. Saat 09:00'da ilk çayları içtik. (Ev erkeği uyuyor)

Saat 9:45 gibi, evin haftalık taze erzağını kapışlayayım diye pazara gitmek üzere hazırlandım. Annem profesyonel sebze-meyve seçicisi olarak bana katılmayı teklif etti. Ev çocuğunu hazırladım pazara, terlikleri giydik, çıktık. (Ev erkeği uyuyor)

Pazar alışverişi
İlk tur tüm gerekenleri aldık: 3 çeşit meyve, 2 çeşit yemeklik sebze, yeşillikler, domates ve salatalık. Gözüm karpuzda da kaldı, iyi görünüyordu. Annemlerle apartmana kadar geldim, onlara kapıyı açtım. Siz yukarı çıkın, ben karpuzu da alıp geleyim, dedim. Torbaları kenara bıraktım, apartmanda. Döndüm, adamdan bana en en en güzelini seçmesini rica ettim, adam güldü, orta boy bir karpuz verdi. Apartmana geldim. Çok torba vardı. İçimden ev erkeğine söylendim. 3 katı nasıl çıkacaktım? İlk çıkışta sadece karpuz ve salatalıkları götürdüm.İkinci tur çıkışta hepsini götürebildim. Saat 10:20 olmuştu.

Eve dönüş
Eve girdim, koca bardak su içtim. (Ev erkeği uyuyor) Ev çocuğunun suyunu yeniledim. Poşetleri yerleştirmeye başladım. Dolapta unutulanlar varmış, onları ayıkladım. Bazıları çöpe, bazıları hemen tüketilmek üzere ön sıralara. Ev erkeği uyansın diye gürültü yaptım. Ev çocuğunun öğle yemeğini ısıttım. Anneannesiyle sohbet ederken, birkaç kaşık aldı. Başka da yemedi.

Harıl harıl...
Ev çocuğunun uyku saati geldi. Saat 11:40. O uyusun diye yanında bekledim. O sırada kitap okumaya devam ettim. Ev erkeği uyanmış. Kahvaltı yapıyordu. Ben ev çocuğu uyur uyumaz (12:03), soluğu mutfakta aldım. Urla için sandviçleri hazırlamaya başladım. Peynirleri kes, domates dilimle, vesaire vesaire... Ev erkeği karnını doyurunca, ona yol için CD hazırlamasını söyledim. O istediğimiz grupları (Oh Land, Shine Down) indirmek ve aktarmayla ilgilenmek için çalışma odasına gitti. Annem, ben sandviç hazırlarken darbe olayının perde arkası ile duyduklarını bana anlatıyordu. Acelemden çoğunu dinlemedim. Sandviçleri teker teker paketledim, torbaya attım. Siyah üzümleri sirkeli suda iyice temizledim. Teker teker çöplerinden ayırması için annemin önüne bıraktım. Ben o sırada dünden hazırladığım kekleri paketledim. Annem üzümleri hazırladı, kavanoza koydum. Saat öğlen oldu. Çıkmaya daha çok var. E yine acıkırız? Of. Hadi basit bir öğlen yemeği hazırla. Fakat tencere kirli. Elde yıka, diğerleri kocaman, olmaz. (Ev erkeği CD hazırlıyor) Mutfağın cehennem sıcağında bir de tencerede hızlı bir yemek yaptım. O arada ter içinde kalmışım. Fakat Urla için yanımıza alacağımız plaj eşyalarını hazırlarken terim kurumuş. Tüm plaj öncesi, esnası, sonrası eşyaları koyduktan sonra annemi yemeğe çağırdım öğle yemeği yedik. Ev erkeği geç kahvaltı yaptığı için aç değildi, yemedi.Saat 13:05. Ev çocuğu uyanmadan, balkondan çamaşırları topladım. Güneş pişirmesin tüm gün, dedim. (Ev erkeği CD hazırlıyor)

Yol..
Nihayet ev çocuğu uyandı, evden çıktık. Ev erkeği hazırladığı CD' yi evde unutmuş, onu da aldım.Yol 50 dakika. Yolda ev çocuğu otokoltuğunun kemerlerinden bunaldı. Oyalamak lazım. Beraber meyve yedik. Komiklik yaptım. Yolda gördüklerimizle ilgili konuştuk. İyi gitti, ama yine çok sıkıldı. Tamam son kozumuz, krakerler. Kraker verince, biraz daha dayandı.

Varış...
Ve sonunda Urla'ya girdik.
İlk değil ama ikinci gördüğümüz plaja atladık.
Şezlonglar ayarlandı, eşyalar yerleşti, mayolar halloldu ve o an üzerimdeki tüm görev/sorumluluk/yükümlülük/ırgatlılık postumu sıyırdım SAÇMASAPANŞEKİLDEEĞLENMEYE başladım.

Sonunda!
O sudan hiçç çıkmadım, o kıyıda taşlarla uzun uzun oynadım, bebeyi güldürdüm, ellerim buruş buruş olana kadar ve her boka gülüp, her espiriyi abartana kadar eğlendim. Ev erkeğiyle flört moduna girdim. Annemle doğayı seyreyledim. Deniz kokusuna doydum. Bedenimi o ortama emanet ettim.



Pikniği başka yerde yapalım diyip, kalktığımızda saate baktım. Toplam 1 buçuk saat mi sürmüş bunlar sadece?
Bana sanki bi 5 saatlik dinlenme ve gevşeme varmış gibi geldi orda.
Ve tüm o çılgın ön hazırlığın yalnızca 1 buçuk saat için olmasına ne diyosun?

Final
Piknik sonrası en yorucu kısımdı, tahmin edersin. Hem yorgunluk hem kirliler, herkesin duş alma zorunluluğu, piknikte yemeyen bebenin doyurulması, uyku vakti. Ve nihayet bebe yatınca, beygille de bir cumartesi klasiği bira ve diziden (Penny Dreadful) bir bölüm daha.

Ve yastığım, yatağım. Mis kokulu çarşafım. Uyku. Güzel uyku.
Bu kadar zor ve yorucu olduğu için midir, nedir. Belki de hayatımın en güzel plaj günü ve uykusuydu.

Bugün Pazar ve sırf bunları yazdığım için bile bir kahveyi hak ettim. Yanında dün yenmeyen üzümlerle, beraber. İyi Pazars.




8 yorum:

  1. hehe hepsi çok tatlıydııı hele plajda eğlenme kısmıı :) urla ha. ya ben istanbulda yaşayan izmirliyim. izmirden urlaya gittiniz sanırım iskeleye gelmeden kum denizi plajı olmalı, karavanları geçincee. ay izmirdesin ha. keşfetmek dediğine göre yenisin izmirdeee saqyılır. ay anlatırım yaaa gezersin, urlayı da söleriim :) ben deee göztepe'liyiim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de izmirde doğdum, yaşadım. hür doğdum hür yaşadım :D ama çoğu yerini daha yeni keşfediyorum. Göztepe'yi çoook beğeniyorum.
      senden tiyo alırım o halde, darda kalınca <3

      Sil
  2. Ben okurken yoruldum inan. Valla siz kadınların işi çok zor be(ev erkeği uyuyor) Bi yanda çocuk, bi yanda eş (ev erkegi uyuyor). Ama plaj ve piknik ilaç gibi gelmiş sana. Her şeye degmis. Parantez içinde ev erkeği uyuyor sözünü devamli kullanman tam bir mizahtı. Bende kullanip sana gönderme yapayim dedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahahah

      bir de CD hazırlarken, çok strese girdi, bu sorumluluğu aldığı için çok ciddiydi.

      bugün de onu ırgat gibi çalıştırdım, evi temizledi.

      ve evet maalesef ev erkeği hep uyuyor.

      Sil
  3. Ev erkeği tüm gün uyuyup CD mi hazırlamış, bana mı öyle geldi?! :D Dün ben de ilk defa hayatımda birine, bizdeki ev erkeğine "ben senin hizmetçin değilim kalk elmanı kendin al" demiş bulunuyorum, kulağıma tuhaf geldi, sabah baktım FBtan 6 sene önceki halimizin hatırasını postalamış, 3. düğünümüzden 32 diş güldüğümüz bir an.. Töbe töbe.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet tüm o süreç boyunca o iki işi yaptı sadece.

      ahahah, eminim sen o lafı gağyet sevimli söylemişsindir. sen bir de benden dinle.


      Sil
  4. :)) Kızma ama okurken çok eğlendim. Ev erkeğinin büyük sorumluk ve ağır görevleri de gözlerimi yaşarttı :))

    YanıtlaSil
  5. Ya ben bu yazı tipini çok beğendim,benzerleri gelsiiin!

    YanıtlaSil

Arkadaşıma Mektup: Bebe Büyürken Ben Ne Okudum?

Bebe olaylarında çok yeniysen, hamilelik sana astronotluk kadar yabancıysa, çocuk kitaplarından anladığın sadece Ökkeş serisi ise, o halde,...