31 Ekim 2016 Pazartesi

Kasım'a yazı




Ekim'den epey bi'şey aldım.

İşsel gelişmeler, fikirsel yeşillenmeler, ailesel yenilikler.

Böyle ay bazında hayatıma göz atınca, iyi oluyor. Hangi sayfada kaldığımı görüyorum. Benim gibi dağınık yaşayanlar için kolaylık.

Ev çocuğunun Ekim'in son haftasında kreşe dahil olmasıyla, bu ayı son zamanların en iyisi seçiyorum. Bir de yine bir sürprizle tabi. Ekim'i de ekonomik olarak içeri göçmeden kapatabildik. Extra olaylar olmasa, artırmak bile mümkündü hatta. Fakat, ikinci maaş, -gerçekbirmaaş- olmazsa pencereden bakıp viski yudumlamak hayal. Keh  keh keh. Yok ya ne viskisi. Ailenin gelecek güvencesi için kenara ekmek parası diyelim. Neyse olucak hepsi, olucaak.

Ekim'de güya listelere geri dönüyordum. Fakat her ne kadar istediysem de tam bir odaklanma yapamadım. Kafam dağınıktı. Geçenlerde markette alışveriş yapıyordum örneğin. Kasadan ürünlerimi geçirdim. Kartımı uzattım. Bekliyorum. Birden şu soruyu duydum:

'Bir sorun mu var? Tutarla ilgili şikayetiniz mi var?'

Kendime geldiğimde, gözlerimi pörtletmiş kasadaki fiyat ekranına bakıyordum. Hani kaka yaparken tek bi noktaya odaklanırsın ya, heh işte o bakış. Öylece dalmışım. Tam da o ekrana üstelik. Tutar da 16 TL.

Güldüm: 'Tabi ben öyle dalınca... siz de şaşırdınız. Pardon, bir şey düşünüyordum' dedim.

İşte bütün ay böyle dalgınlıklarla geçti. Çamaşır asarken dalgın, otobüs beklerken dalgın, ev çocuğu ile oynarken dalgın. Ekim ayında hayat, bana bir sürü yeni yollar işaret etti ama hepsinin kendi zorlukları vardı. Kolay olmayacaktı ama sonunda o yol 'benim yolum' olacaktı. İşte ben de kendimi biraz dinlemeye aldım. Aksiliklerden ziyade patika yollara ve ulaşacağım manzaraya yoğunlaştım. Dalgındım işte. Umutsuz bir dalgınlık değil, karar vermeye çalışan bir dalgınlıktı.

Kasım ayından özel bir beklentim yok. Tam tersi, sakin sakin yürümem lazım çizdiğim şu yolda bir müddet. Sonuna kadar yapmam gerekenleri yapmak. Fazla irdelemeden. İrdeleyince kılçığa saplanıyorsun. Kararları verdiysen, hadi yürü. Koş hatta. Bitirmen gereken kursu tamamla, elindeki işlere çalış, görüşülecek insanlarla görüş, alınacak notları al. Görevler belli.

Kasım'da yapmak istediğim bir diğer şey de erken yatağa gitmek. En azından haftanın 3 günü filan. Ev çocuğu 7 buçukta sızıyor. Ben de örneğin 9'da uyusam, haftada 3 gün.

Ha bir de Kasım ayının bir sebzeleri var. Al hepsine oratorya yaz yani, o derece lezizler. Bu ay onlarla dolsun sofram, midem.



Kasım sana bürünücem. Derinlere dalmadan, hafif günler geçiricem.




8 yorum:

  1. İlahi Kahvecim, gene güldürdün beni, "tutar da 16 TL". Oy sevimlim benim. Hala gülüyorum, hem de sigara tiryakileri gibi ğğğğğhhihhhh :D ciğerden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. : ))))

      ahahaha. şimdi ben de sırıttım yeniden.

      Sil
  2. Beklentin olmayınca daha çok şey veriyor hayat,bu Kasım senin için o kıvamda olabilir benden demesi :'DDD ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sıfır beklenti eşittir boool sürprizli sevinç.

      hadi i hope so, anılko.

      Sil
  3. Erken uyumak en güzelidir efendim :)
    Harika bir ay geçirmenizi diliyor, bu güzel yazı için de kaleminize sağlık diyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çoook teşekkür ederim. yeni ay hepimize iyi gele.

      Sil
  4. bak yeni yıla az kaldı, yeni yılda bomba olsun hadi her şey :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet son 8 haftamız kaldı. girmeden hizaya girelim, 2017 ye bırakmayalım her şeyi, dimi :D

      Sil

Emmece, gömmece...

Rüyamda lisedeydim. Sık sık o dönemlerde senaryosu geçen garip rüyalar görmeye alışkınım. Okul bahçesi geniş ve orman gibi bir yermiş. E...