12 Ekim 2016 Çarşamba

Sı-kıl-mak.

Tek çocuğum ben. Çocukluk tabirimle 'tek kardeşim'. Kardeşsizliği nasıl kabul etmiyorsam, tek de olsam kardeşim ben eheh.

Ve apartman çocuğuydum bir de. Ha üstüne bir de doğduğum, büyüdüğüm yerde hiç akrabamız, ailemiz yoktu. Bir de tüm bunlar yetmemiş gibi, annem komşuluk etmezdi kimseyle. İşyerinden birkaç arkadaşı vardı, onlar da çocuksuzdu. Ben sosyalleştiysem hep kendi çabalarımla işte. Nerden ekmek çıkarsa.. Annem parka mı götürdü, hemen yavşardım bütün çocuk gruplarına. Okuldan arkadaşlarla zorla, biraz da küçük rüşvetlerle (evdeki muzu vermek) okul sonrası da görüşürdüm.

Kendi kendime geçen onca uzun vakitlerde, hele yaz mevsimlerinde, öyle bir sıkılırdım ki. Artık bu evrende oynayacak başka hiçbir oyun kalmazdı. Hayali arkadaşlarım olsun diye beynimi ve algılarımı zorlardım. Ikına ıkına bir tane Işık diye biri olmuştu ama hiçbi poka yaradığı yoktu. Soranlara 'dahi çocuk' izlenimi vermek için sanki başkalarının göremediği şeyleri görüyormuşum ayağına Işık'tan bahsederdim. Benim ismime anlam olarak yakın bir isimdi Işık, o yüzden öyleydi.

Bir gün artık bu sıkılmalarım canıma tak etmişti. Neden bir mucitlik yapmıyordum ki? Bir makine icat edecektim, yeter zamanı gelmişti. Mutfaktan sandalyeyi aldım. Odama getirdim. Ters çevirdim. İçine bütün alakasız eşyaları, aksamları, aparatları, küçük-büyük nesneleri, mercimek poşetini, annemin rujunu, babamın terliğini değişik şekillerde monte ettim. Bir de oturma yeri hazırladım. Bu kadar donanımdan sonra bu makine uçacaktı ve bir yerlere gidecektik. Hayaller ülkesine filan... İçine oturdum. Eğleneyim, oyunu geliştireyim diye bekledim. Iı-ııh. Olmadı. Eğlenemedim. Hazırlarken çok heyecanlanmıştım ama sonra saçma geldi. Sıkılıyordum, ölümüne sıkılıyooorr.

Şimdi yaş oldu 33. Evde bir sıpa var. Kendisi tek kardeş :P Ve bana geçenlerde 'anne ben parktaki arkacaşları istiyorum. O arkacaşlarla parkta değil, bu evde oynamak istiyorum' dediğinde, ona zorla evde eğlensin diye totomdan uydurduğum bir etkinliği hazırlıyordum. Bu etkinliğin adı makarna ağacıydı. Teoride çok eğlenir sandığım 432 oyundan en yenisiydi. Maalesef yine totomda patlıyordu ama renk vermiyordum. Çok eğleniyormuşum gibi yapmaya ve oğlumu da oyuna katma çabalarına devam ediyordum.

'Çok eğleniyoruz tamam mı? Sen de söyle!'

Bütün içtenliğiyle sıkılarak bana bakmaya devam ediyordu.
Çocuk sıkılıyordu.
Ölümüne sıkılıyooordu.
İşin en kötüsü, ben de.. ben de.. ben de.. sıkılıyordum.

Bitmeyen sıkıcı makarna ağacı





7 yorum:

  1. ikinci çocuğa cesaret edemeyip, çocuğunun senin gibi yalnız büyümeesinden mi korkuyosun :s

    YanıtlaSil
  2. Makarna ağacına bayıldım :)

    YanıtlaSil
  3. İkinciyi de yapabilirsin bence.

    YanıtlaSil
  4. Tek kardeş asdfkljhj
    Kardeşimle aramda 4 yaş var ve kardeş insan hayatında büyük bir aksiyon gerçekten :) yani çok eğlenceli keyifli oyunlar da oluyor, dev kavga gürültüler birbirinden tiksinmeler de :)) ciğer soldurmaları, derdini dert; acıyı bal eylemeler de... ama asıl olay hiç sıkılmamak! Offf çok canımız sıkılıyo yeaa diye birlikte sıkılınca efsane geyikler dönüyordu çocukken.
    Anne için yaşları yakın 2 çocuk müthiş zorlayıcı, yıpratcı.. Araları 8-10 yaş olan kardeşler tanıyorum bolcana, o anne için rahatlık bak! Ama kardeşlerin de çocukluk anıları olmuyor beraber.. Ha küçük olan 18-20 yaşını geçtikten sonra yine dev kanki oluyorlar o da şahane bak.
    Kreşten benim oğlanın best friendi'nin anasıyla arkadaşız. Büyük oğlu 13 yaşında küçüğü 4. Büyük ufağa sürekli beleş babysitting hizmeti sunuyor mesela Ehhehe. Kardeşini oynatıyor, parka bakkala çakkala götürüyor. Evde yalnız bırakılabiliniyor ikisi. Annedeki Lükse bakar mısın? :))) "Çocuğa çocuk emanet edilmez" derler çok doğru; ancak bir makalede okumuştum, 12 yaşından itibaren kardeş bakımı sorumluluğu alabilirmiş çocuk. (Belli bir süre için tabi mesela birkaç saat) 12 yaş bilişsel olarak bu sorumluluğa uygun düzeydeymiş. Ayrıca mesela bu 12-13 yaş grubu mutfağı ocağı da kullanabiliyor artık. Basit yumurta kırma, sucuk pişirme, yemek ısıtma, fırına hazır pizza atma vs vs)
    Nereye bağlıycağımı anladın sanırım ;) kardeş için hiçbir zaman geç değil! Yani şuan maddi manevi olarak hazır değilsen bile bu kapıyı tamamen kapama be! Belki bir gün bir çocuk daha? Kısmı açık dursun kafanda, olma mı?

    YanıtlaSil
  5. Kardes sart degil be Gunescim, ikinciyi kardes olsun diye degil sen ve esin istediniz diye yapacagini biliyorum.. Ben de tek cocugum ama ben tek basima bir dunya yaratmistim, hic yalniz hissetmedim, biraz cekingren olsam da cocuk gordum mu kolay kaynasirdim, hala da oyleyimdir.. yani kardesle buyumek degil karakter bence.. Yalniz oglan sikilmakta hakli, kreeeeees diyorum sana, candir can <3

    YanıtlaSil