21 Ekim 2016 Cuma

Saçma bir andan kalan.


Bir kadın tanıyorum. Kendisi mutsuz evlilerden. Geçen baharda annemin oturduğu sitenin bahçesinde, bu kadınla karşılaşmıştım. İki cümle sonra konu birden evliliğine geldi bu kadının. Şöyle dedi:

'Benim kocam, beni aşırı kıskanan bir insan. Sırf bu yüzden çalışmamı istemiyor. İnan zor dayanıyorum, kendimi atasım geliyor.'

Ne dersin şimdi? Samimiyetin yok, nadiren karşılaşıyorsun, resmi bir selamlaşma ile. 'Siz' diye hitap ediyorsun. Adını bildiğin yok. Ve kadın birden böyle bir cümleyle, seni çaresiz bırakıyor. Blogcuanne anne itirafları gibi.

'Bakmayın bizim evlilikte de oluyor cinslikler' demiştim ben de. Gülüşüp vedalaşmıştık.

'Her şey yolunda gülüşü'

O zamandan beri gördüm birkaç kere daha. Resmi, hızlı, aceleyle selamlaşıp yürüdü herkes kendi yoluna. Ta ki düne kadar...

Dün, ev çocuğu ile parka gidiyorken, biri bana doğru seslendi:

'Aaa ben de nerden tanıyorum diyorum. Merhabaa...'

Ben de bizim buralarda görünce şaşırdım tabi; 'Aa merhaba, siz burda?'
'Ya kızın okul toplantısı vardı da..'

Kaş göz arası kadını süzdüm. Öyle bir hazırlanmıştı ki veli toplantısı için. Sanki bu onun parti günüydü. Hazırlanıp hazırlanabileceği en iyi hazırlanmayı hazırlanmıştı. O saçlar aşırı kaskatı lüleleştirilmiş. En yana doğru sertçe taranıp, çekicileştirilmiş. Sonbahar makyajının toprağının boku çıkarılmış. İş kadını görünümü ile şıklık harmanlanmış. Hayata güzel görünmek için sımsıkı tutunmuştu. İddialıydı. Sonradan dikkatimi çekti. Kızının toplantısına daha 3 saati vardı. Saatte yanlışlık hesabı yaptığını bana büyük bir özveri ile açıklamıştı. İş bulmaya karar vermiş, kocasını artık karşısına almış, bir yandan da bu konuyu düşünmek istiyormuş.

'Ben de napayım dedim, parkta bekliyim dedim' diyerek açıklamasını bitirdi.

Lüle saç

Bir yandan ev çocuğu sohbetimizden sıkılmış, çantamı çekiştiriyordu. Lüleli, oğluma şirin olmaya çalışarak şöyle seslendi:

'Anneni sıkıştırma amaa'

Çocuktan sıkıcı yetişkin sohbetimizi sabırla dinlemesini bekliyordu. Tam yanından ayrılmak üzere geri seğirtip 'oldu o zamaan...' derken ben, planlı bir zamanlamayla, 'sizden bişey rica edebiliirmiyim' diyerek, beni durdurdu.

'Tabi' dedim.
'Ya fotoğrafımı çeker misin, bugün çok şıkım da'
'Olur' dedim.

Bundan sonra dünyanın en saçma anları yaşandı sevgili cağnım blog sevdalıları. 

Kadın telefonu elime verdi. Karşıma geçip, dünyanın en salak -sahilde 'Ebru Yaşar' duruşu- pozunu verdi. Başladım fotoğraf çekmeye. Ancak nasıl olduysa hızımı alamıyordum. 'Şöyle dur', 'tamam şimdi şuraya geç', 'kolunu uzat' gibi yönlendirmeler yapmaya başlamıştım. Işığı iyi bulmuyor, açıları doğru ayarlamak için çömeliyor, eğiliyor, yükseğe filan çıkıyordum. Bir, üç, beş derken katalog dolduracak kadar çok kare almıştım. Ev çocuğu benden umudu iyice kesmişti. Yaprakların arasına oturmuş, yerdeki şişe kapaklarıyla dünyanın en saçma oyununu oynuyordu. Umursamadım. Lüleli zevkten zevke koşuyor, kikirdeyerek poz veriyordu; 'Ay böyle nasıl', 'Nasıl görünüyoruuum', 'Doğru söyle şişko muyum' gibi sorular soruyordu ancak ben ciddiyetle çekmeye devam ettim. Facebook'ta onlarca like'ı alacak bir sürü fotoğraf çekmiştim işte.

Sonra birden Ebru Yaşar'ın klip çekimi şarkısı bitmiş gibi, ben telefonu kadına teslim edip, veledi yerden alıp, ordan uzaklaştım. 'İyi günler, rica ederim' gibi şeyleri de söyleyerek tabi.

Bilmiyorum dostlar.
Lüleliye destek olmak, yolunda gitmeyen ve mutsuz olduğu evliliğinde kendine güveni gelsin diye bir parça onu gazlamak, kendini beğenmesini sağlamak mıydı niyetim.. Yoksa ortamda şov mu yaptım, anlamadım valla?
Neyin peşindeyim, kafam mı iyi, çok mu canım sıkılıyor?!


Hayır kadının çocuk parkında 3 saat ne işi vardı, bak orası hala gizemli kaldı.

Kendimi lüzumsuz bulduğum anların şerefine, kahve.





11 yorum:

  1. Öyle hoş bir dille anlatmışsınız ki gülümserek okudum :)

    YanıtlaSil
  2. Kahve'cim ben bu yazına bayıldım. Aynı saçmalıkları ben de yaparım sonra kendime çok kızarım. Ama sen çok güzel anlatıyorsun. As always... Seviyom seni. Boşuna değil.

    YanıtlaSil
  3. Buna uyan harika bir deyim vardır: basiretin bağlanmış!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahgdajsgf : ))) fazla abartmış ama bu basiret.

      Sil

Var mısığız genşler?

Gecenin şu vakti, eski bloğumu karıştırdım ve acaip eğlendim yahu! Sonra işin tadı nostaljiye kaçtı. Çünkü 2010'lara filan geriledim, o...