24 Kasım 2016 Perşembe

Boğazıma kadar annelik


Bu bir dert böğürme yazısıdır. Modu olmayanlar şimdilik yazıyı terk edebilir. Sonra gelin ama, tamam mı?

Ev çocuğu bir adet Freddy Krueger'a dönüştü. Bak şu arkadaş, hatırladın mı?



Ev çocuğunun kreşe gitme macerası biraz dukan diyetinin evreleri gibi. Başarıyla atak ve seyir evresini tamamlayan junior'umuz, şimdi güçlendirme evresinde. Yani herkesin diyetten vazgeçtiği, 'amaaan azcık inceldim süzüldüm bu yeter' dediği dönemde. Onun kreş versiyonu da şu; 'Gittim oynadım diğer çocuklarla haşır neşir oldum, şimdi artık evimde kalabilir miyim yeniden, şaka çok uzadı' evresi yani. Kısacası, kreşe gitmek istemiyor. Tepki koyuyor.

Çiş tutuyor abi. 10 saati aşan sürelerde...Bana küsüyor. Şu iki kolunu rapçiler gibi kapaklayıp dudak büzüyor. Aynen şöyle:



Bir cümleye tam 12 adet 'anne' kelimesi serpiştiriyor. Yemek yemiyor. Yeniden bebek olmayı talep ediyor. Hasta taklidi yapıyor.

Öğrenen Anne'yi okur muydunuz bilmem. Ben şimdi okuduğum o yazılara yeniden göz atıyorum çünkü onun aktif yazdığı dönem bana uzay otobüsü ne kadar yabancıysa, 2+ yaş sorunları o kadar yabancıydı. Tek derdim 'verimli oyun oynama sanatı' idi. Şimdi ise, uçağı ele geçiren bir teröristi kızkaçıranla kandırmaya çalışan teyze çaresizliği içindeyim.

Bu sabah çantasını almak istemedi önce. Ben tamam diyince, fikir değiştirdi almak istedi. Ayakkabılarını giydirmiştim. Ayakkabıları ile içeriye girip, almaya yeltenince, beyfendiyi uyarma gibi bir saygısızlık(!) yapmış bulundum. Benim ne haddime... Sadece ona 'ayakkabılarla halıya basma' dediğim için yere yığılıp ağladı. Sonra sakinleşti. Çantasını almasına yardımcı olayım diye, koltuğun üzerinden çantayı almamla beraber ikinci kez öküz öldüren ağlamasını yaptı.

Geçen gün de beni şöyle cezalandırdı.
Yapboz yapıyoruz, okul sonrası. Benden nefret ediyor ama nasıl. Yanında oturmayacakmışım. Karşıma geç, dedi. Okey dedim. Hayır ayakta dur, dedi. Sırf nereye kadar götürücek bunu diye merak ettiğim için yaptım dediklerini. Ayakta durdum. Hayır, basma yere, yere basmaaa! diye inledi. Ben havalanıcam yani. Yerçekimini bilmiyor tabi beyefendi. Ve inanır mısın, havalanmadım diye başladı ağlamaya. Hem de fil öldüren bir şekilde.

Bir de bu ruh halinin hasta olduğunu hayal edin.
Hastalık da çarpı 300 kez alınganlık demek.

Bir daha asla gizli gizli ikinci çocuk hayali kurmuycam. Bu birincimi akıl sağlığımla büyüteyim. Birlikte 'normal' aile olduğumuz günleri göreyim, daha bir şey istemiyorum.

Midem ağrıyor kendimi kasmaktan. Çocukla yanyana olmaya korkuyorum. Oğlumla başbaşa kalmaya tırsıyorum.

Kreş, astarı yüzünden pahalıya geldi yani. Verdiğinden çoğunu aldı. Şimdilik tabi. Biliyorum, yakında toparlıycaz, düzelecek. Bugünler hatıra ve fıkra olarak arşive girecek. (girecek di mi?)

O zamana kadar kendime acıma hastalığına yakalanmadan, bir spatula serinliğinde bu sıcak ortamı yönetmem lazım.

Neyse ben kalkayım da kendime bir kavanoz viski koyup pipetle içeyim.
Yakşamlar!

Ev çocuğuyla göz göze gelince ben

16 yorum:

  1. Haha :))) yerim onu bennnn. Size sabır diliyorum :)

    YanıtlaSil
  2. Şu yaşadığınız kabusu bile gülümseterek yazmışsınız :) Ben okurken gülümsedim, sonra da bir suçluluk duygusu kapladı içimi. Yahu kadıncağız neler yaşıyor, sen gülüyorsun diye kendime kızdım. Ama nasıl keyifli yazmışsınız anlatamam.
    Sevgilerim ve iyi dileklerim sizinle olsun. Mini boy ev çocuğunuz bir an önce normale dönsün de nefes alın diliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler, iyi dilekler için de bir kez daha teşekkürler.

      halim azcık dalga geçilesi, bence gülmekte sorun yok :D

      Sil
  3. Blog adınızı hatırlayacağım size😀, "böyle şeyler olabilir" sadece sabır.. Biliyoumda konuşuyorum😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet yaa.
      neyse ki, böyle şeyler olabilir.

      Sil
  4. Ne derse yap, çatışma, ağlamasına takılma, ağlaması iyi bir şey. Geçecek merak etme. (Yaşadım da aynısını, ondan biliyorum)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ağlaması sorun değil de, kreşin yönetimi sorun bence. çok sağool.

      Sil
  5. <3 Kreşle ilgili senin kaygıların var mı? Bazen bunu nasıl oluyorsa hissediyorlar, Maya'nın kreşe tepkisi olduğu dönemde ben paranoyak düşünceler içindeydim, kendimi rahatlatmak için gittim öğretmeniyle uzun uzun konuştum. Çocuğa hiç dokunmadık, 1 hafta içinde ben rahatladığım için midir yoksa "amaaağn ne yaparsan yap, o kreşe gidilecek!" diye resti çektiğim ve hiç yumuşamadığım için mi bilmem, severek gitmeye başlamıştı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kreşe güvendiğin için rahatladın ama değil mi? benim orda bir sorunum olabilir. yazıcam birazdan zaten.

      Sil
  6. Ya o halıya ayakkabılarınla basma kısmında gerisini okumadan, acaba dediğini öyle mi anlıyor diye geçti içimden yani "halıya ayakkabılarınla basmadan havalanarak geç" şeklinde. Yapılması imkansız olduğu için de o kadar tepki verdiğini düşündüm ki sonrasında senden aynı bunu istemesi bu düşüncemi güçlendirdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yok joe'm.. o gayet anlıyor ne dediğimi. işleri zorlaştırmaya çalışıyor. beni en yüksek seviyeye almaya çalışıyor :D

      Sil
  7. Benim yeğen de aynı durumda. Hepimize sabirlar diliyorum :)

    YanıtlaSil
  8. :s

    tuhaf işler bunlar. benim çocuklu yazılara yorum yapma hakkım olmamalı.

    YanıtlaSil
  9. Birley itiraf edebilir miyim ben sizin flash tv fotosundaki esprinizi kullandım😙 Okuyalı uzun zaman oldu, sonra o gün bugündür her aklıma gelişinde güldüm güldüm.... sonunda dayanamadım...izniniz var mı??

    YanıtlaSil

Arkadaşıma Mektup: Bebe Büyürken Ben Ne Okudum?

Bebe olaylarında çok yeniysen, hamilelik sana astronotluk kadar yabancıysa, çocuk kitaplarından anladığın sadece Ökkeş serisi ise, o halde,...