31 Ocak 2017 Salı

Zaman. Şuan.




Şu yukarıdakini inkilizca olarak ig'de görmüştüm. Meğer genel bir geyikmiş. İlk gördüğümde 'harbisi mi?' diyip, mantıklı bulmuştum bile. Hani sonuçta yeni seneye dair kararlar alınıyor, bunların alışkanlığa dönüşme süreci var. Fakat ne bileyim, bu bir 'loser' /üşengeç mottosuymuş ehe möhö ihi.

Ben hiç üşengeç değildim bu Ocak ayında aslında a dostlar. Gayet tatlı bir ay geçirdim. Ancak aynı ay içinde iki kez hasta oldum. İşin tuhafı bu hastalıklar, bir çeşit soğuk algınlığı gibi görünse de, sanırım farklı bir şey. Bizde grip değilsen kesin kansersindir. Etrafındakiler fazladan endişelenir, stres yapar. Omega 3 kullan der biri, öteki sıkı sıkı giyiniyor musun diye sorgular, bir başkası kafaya çok takıyorsun diye eleştirir. Sıkı giyinmeyle neleri bağdaştırmıyor ki insanoğlu.

Durumum şöyle.. Bir gün önceden bir belirtisi olmuyor genelde. Sabah uyanıyorum ve tüm vücudum korkunç ağrı içinde. Hani şu grip olduğunda olan ağrıdan. Eklem ağrısı ve ciltte hassasiyet. Popoyu klozete koyarken bile canın yanar hani.. Ya da üzerini değiştirirken, giysinin cildine değdiği yerler bile acır. Buraya kadar his çok tanıdık. Ancak devamı ilginç. Hiçbir şekilde ateş, boğaz ağrısı, öksürük, burun akıntısı yok. Bazen baş dönmesi ve mide bulantısı eşlik ediyor. Bunun dışında yoğun ve acılı bir vücut ağrısı. Böyle bir grip, soğuk algınlığı filan yok bildiğim kadarıyla. Devlet hastanesinden gün aldım. Ayın 6'sında dahiliyeye gidiyorum. Şuanda iyileştim örneğin, muhtemelen o gün iyi olacağım ama bu işi araştırmak lazım sanki.

Onun ardından diğer sorunlar, bel ve bacak ağrıları, cilt sorunları ve dişçi ziyareti gibi süper aktivitelerle kendimi bi bakımdan geçirmeyi planlıyorum.

***
Nedense son haftalarda aşırı bir 'carpe diem' insanına dönüştüm. Birden geldi. Yataktan kalktım ve hiç giymediğim, hep daha güzel günlere giyeyim diye ertelediğim bir şeyler seçip giydim. Saç taradım, hafif makyaj yaptım. O gün bugündür bende bir heyecan anlatamam. Libido artışı hakim. Erteleme olayına tahammülüm sıfır seviyesinde. Ev erkeğini sabahları evden kovuyorum nerdeyse, sabah koşusu için. Mutlaka her gün yapmayı gelecekte istediğim birkaç şeyin ön hazırlığına vakit ayırıyorum. Ev çocuğuyla olayları abarttım. Uykuyu beraber istiyorsa, alıyorum koynuma- bırakıyorum kendimi huzura. Yediklerime hassasiyet gösteriyorum, güzel besinler seçiyorum. Çok müzik dinliyorum. Yolları yorgunlukları göze alıp sevdiğim insanlarla eğlenceli planlar yapıyorum. Yıllardır ertelediğim direksiyon eğitimine başladım. İnanamıyorum ilk kez bu pazar ben karınca hızında bile olsa araba kullandım. Kitap okumak mesela.. Çok okumam lazım, uzun süre okumam lazım diye diye ertelediğim tüm o okumaları sittir ettim. 3 sayfa bile olsa o kitaplara daldım. Hiç 3 sayfa kitap okumanın hazzı mı olur? Oluyor bence. Bir olayın ağırlığına takılıp kalmak yerine, etrafından dolanmayı seçtim. Çünkü değiştiremeyeceğim şeyler var. Fakat şu salondaki eşyaları yeniden düzenleyebilirim, dedim. Kendime daha sıcak bir oda yaptım. Zor da olsa geceleri aç kaldım. Çünkü kendini iyi hissetmek için şuandan başka bir zaman yok, çalışacağın. Kendime aynada baktım. İzin verdim 25 yaşıma, rahat bıraktım onu. Gel dedim 33 yaş, seni bu halinle seviyorum. Bilmiyorum dostlar... İçim bi kıpır kıpır.

Bugün değilse ne zaman sevişeceğim?
Ne zaman çocuğumla doya doya güleceğim?
Ne zaman koşacağım, terleyeceğim?
Ne zaman okuyacağım, derinlere dalacağım?
Ne zaman kıymetli yeteneklerimle bir şeyler üreteceğim?
Ne zaman kendimi seveceğim?

Belki kafam iyidir bu ara. Hastalık, stresli bazı durumlar yüzünden sarhoş olmuş, kendime böyle bir çıkış yolu bulmuşumdur. Acilen ne içtiysem, hep bundan içmek istiyorum.

Kayla Itsines, sözün sahibi.


8 yorum:

  1. Ay ne güzel yazı ofiste sıkıcı sıkıcı şeylerle bogusurken ilaç gibi geldi. Olumlu ruh halin uzun süre devam eder umarım.

    YanıtlaSil
  2. Yes ben de aynı kafadayım! Bende de bir kaç günlük etkinsizlikten sonra oldu. Demek arada bir nadasa bırakmak lazım. Ama işte ancak çok özel durumlarda oluyor bu yoksa bize kalsa tatilde bile tatil verimi yaratmak isteriz, hani tatil yapmakla aradaki fark bu.

    YanıtlaSil
  3. bombastik bir post olmuş, sahalara geri dönmüşsün! işte seni böyle görmek istiyoruz kahve hemşirem ;)

    YanıtlaSil
  4. Hastalığının aynısından oldum ama benimki baya ağır geçiyor, gece ben iflas.. Annemi çağırdım hatta yarın geliyor, dayanamadım artık. Fakat dün dr'a gittim "bronşit" dedi çıktı, bu kadar basit mi bilemedim, senin dr ne diyecek bakalım, aydınlat beni e mi..

    YanıtlaSil
  5. Bizde herşey "üşümek, üşütmek, cereyanda kalmak ve yel girmesi" yle ilgili tıpta! Viral bişeyler kapar grip falan olursun "üşütmüşüm" dersin. İshal sebebi ayağını üşütmek, mide sorunlarına mideni üşütmek, belin boynun tutulur kesin gece üstün açık kalmıştır üşümekten olmuştur, hatta psikolojik problemlerde de kafayı üşütmek :)) üşütmüşsündür yani kısaca panik yapma :Pp soğuktan bu kadar korkan ve her türlü musibeti soğuktan bilen başka millet görmedim :)))
    Başlasın bakalım şubattan, gayet güzel başlamış! Aferim canum hep böyle gitsin <3 acil şifalar tatlıqıss :*

    YanıtlaSil
  6. Ne güzel yazı böyle içim açıldı benim bir süredir mottom bu asla ertelemiyorum tabi bunda yaş 37 olmasının da etkisi olabilir 😉

    Hollanda'da da bu kış öyle soğuk geçti
    Ki bitsin diye bakıyorum artık, kış bitsin hastalıklar geçsin gitsin

    YanıtlaSil
  7. ay yorumlara komple şımardım fakat <3
    Herkese çok sevgiler, bıktıran öpücükler.

    YanıtlaSil

Emmece, gömmece...

Rüyamda lisedeydim. Sık sık o dönemlerde senaryosu geçen garip rüyalar görmeye alışkınım. Okul bahçesi geniş ve orman gibi bir yermiş. E...