27 Şubat 2017 Pazartesi

Bu aralar, durumlar.




Ev çocuğunun bu aralar cımbızla gıda seçip yemesi üzerine, ben de gıdaların iyi tarafına odaklanmayı tercih ettim. Yani hiçbir şey yemesin ama yediği kırıntılar bari bomba etkisinde olsun. Mesela çok pahalı bulup yanaşmadığım hindistancevizi sütünün en minik boyundan aldım. Attım blender'a. İçine muz, avokado, pancar. Acaip şahane lezzette smoothie oldu. Koca kavanoz içti. Yenmeyen kahvaltı ve öğle yemeği yerine geçti. Napayım. Annelikte Pollyannacıyım.

Yumurta yemiyor. Pis bir gıda olmalı içinde ki yesin. Bal, pekmez sıkıldı. Gittim hakkında verip veriştirdiğim normal çilek reçelinden aldım. Hı hıı şekerli olanından. Yaptım güzel bi krep görünümlü omlet. İçine lor, yulaf ve organik olduğu etiket fiyatıyla iddia edilen yumurta. Sonra o krep görüntüsünün üzerine döktüm reçeli. Onu sen bir yedi. Çünkü pis gıdaya hürmetler. Napayım iyi yanına odaklandım. En azından yumurta yedi diye ben bi avun.

Dış dünya izin verdikçe, oğluma pis gıda vermemeye berrak bir niyetle kararlıyım. Bu konuda hiçbir bulanık yanım yok. Örneğin tüm şekerler, meyve suları, hazır gıdalar, sucuklar sosisler. Büyüdüğünde de onu örgütlemeyi düşünüyorum. Bu onun sağlığından fazlasını korumak için. Bu onun zırıl zırıl tüketim kültürüne el ayak kaptırmaması için. Gerekirse reçeli de çikolatayı da mis gibi malzemelerle kendim yaparım. Şeker yerine elma suyu koy reçel olsun, hurma koy çikolata olsun.
Fakat itiş kakış olsun istemiyorum. Kendi de bilsin, içine sinsin, mahrum ediliyormuş gibi hissetmesin, onun normali bu olsun istiyorum.

***



Dizilere ara veriyorum. Film listemizi hazırladık. Haftalık 3-4 film olacak şekilde, uzun zamandır ertelediğimiz ne varsa yığdık dijital depomuza. Geçtiğimiz hafta 'The Revenant, Only Lovers Left Alive ve Stranger Than Fiction" ile olaylara başladık.

Olayın kendisi sinema özlemi. Hikayeler özlemi. Dizilerden şişmek.
Ayrıca Jim Jarmusch'un 'only lovers left alive'ını izledikten sonra, en çok neyi özlediğimi de anladım. Tutkulu yönetmenleri özlemişim. Jim Jarmusch gibi özel bazı tutkuları olan ve bunu resmederek filmlerine boyayan ruhları...
Bir yönetmenin müzik tutkusunu bir vampir filmine nasıl taşıdığını görmek isterseniz, filmi izleyin.
Eğer soundtrack dinlerken zevkten bayılmak isterseniz de aynı yönetmenin 'dead man'ini izleyin.

Burada kuzenim T. ve uni'den arkadaşım G.'yi anmadan geçemiyorum.

***



Son olarak araba öğrenme çalışmaları konusunda bana yorum yapan bazı değerli arkadaşlar... Haklıydınız! Ev erkeğinden ders mers almıyorum artık. Arabayı stop ettirdim diye yanımda Soner Arıca klipleri çekmediği kaldı. Aşırı hayal kırıklığı ve öfkeler duyuyor, hemen tahammülsüzlük yapıyor. Hiç durmadan konuşuyor. Söylediklerini hemen anlıyım istiyor. Başlarım hafta sonları aile aktivitesine. Normal insan gibi ehliyet kursuna gidicem. Otomatik vites filan öğrenicem, düz vitesle uğraşamam.

Hadi olmadı dolmuş saatlerini iyi ezberlerim, napayım.








14 yorum:

  1. Pancar alıcam yarın galiba. Pancar cipsi yapmayı deniycem. Bir arkadaşım önerdi çok güzel oluyormuş. İnce dilimleyip fırına atıyormuşsun. Tam hatırlamıyorum da araştırırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. süper fikirmiş.
      aynı şeyi elmayla duymuştum.
      elmaları ince doğrayıp tarçınlayıp fırına atıyor ve leziz cipsler oluyordu, o tarifte.

      denersen haber eyle!

      Sil
    2. elma cipsi hazır da satılıyor, hiç beğenmedim tadını, elmaya yazık, onu sulu sulu kütür kütür yemek varken. Bugün pancar almak istedim yoktu. Sırf onun için alışverişe çıkmıştım çıkmışken şunu da alayım dediğim herşeyi aldım ama pancar yok. Manava da sordum ben mi göremiyorum dedim. Yok abla dedi. Hayallerim yıkıldı dedim, kadının biri oradan güldü :D

      Sil
    3. hgahfg o hayal kırıklığını bilirim : ))

      haklısın elmayı sulu sulu yemek daha iyi. gıcık oldum pancarın olmamasına.. merak ediyordum fikrini.

      Sil
  2. stranger than fiction çok güzeldi en sevdiğim türlerden biri. :) ayrıca çok bomba yemekler hazırlıyorsun yaa sizin ev çocuğunu şu an çok kıskandım yaratıcı annesinin kıymetini bilsin. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bayıldım filme.
      hafiften john malkovich olmak tadındaydı değil mi?
      fakat bence başrol herifimiz otizm özellikleri taşıyordu. filmde bundan hiç bahsedilmedi.

      Sil
  3. Öyle bir çocuk mümkün :)) best friendimin oğlu (anasının instoş level healthy food çılgınlığı sayesinde! Ama tabi healthy food dediğin evde bişen pazardan alınma sebze Deil sadece biliosun; karabuğday kinoa chia badem unu falan :DD) heh işte oğlan hem muazzam besleniyor. Hem de abur cubur teklif edilince kendiliğinden reddediyor (yanında anası yokken bile! Misal doğumgünlerinde 1 çatal pasta alıp bırakıyormuş "yok bunun tadı ağır geldi bana, sağlıksız bişey bu" falan diyip :D
    Çocuğun 4,5 yaşındaki beslenme bilinç düzeyi beni 3 le çarpar 2 ye böler, kıçıma tekmeyi basar.
    Azmet yani çok istiyor ve önem veriyorsan, muvaffak olursun :)) -ben mesela önemsemiyorum. Çocuktur yesin abi jelibonuydu çokonatıydı nedir ki diyorum.. Ha tabi ki ayı gibi yemesin, tadımlık yesin. Öncesinde pilavını köftesini yesin. Arada da Bi iki çiğ meyve sebze hıyar kemirsin. Okeyim ben-

    Dizileri ben de bıraktım. Bu ara dizim yok. Modum yok. Film arayışındayım ancak, dediklerine bakazaağum. Revenantı izlediydim hatta bütün kış "bu ne soğuk yarabbi at kesip içine giresim var" esprisi bile yaptım her fırsatta :P çoğu kişi anlamadı ama olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de biliyorum bi dene öyle. ailesi de yemiyor ama onlarda. ben gizli gizli yiyorum. çocuk baya bildiğin reddediyor, tamam yani olay onda. içselleştirmiş. fakat ben o kinoalı beslenmelerin altından kalkamam. hem çok para :D hem de uğraşamam, pratik değil.
      hayalimde kola içmeyen, lolipop emmeyen, cipse hayır diyen ve kuru fasulye seven çocuk var da kısmet..

      revenant espirine ben güleyim dur
      ııh mıh hih hah ho

      Sil
  4. Benim direksiyon hocam kocamdı, çünkü özel ders aldığım bayanlar dahil nerdeyse beni hepsi döveceklerdi, sinyali unutsam panik oluyordum, direksiyonu bırakarak üçüncü vitese takmaya çalışıyordum...( bu halim ile yirmi yıl önce ehliyet vermişlerdi ama kendimi bildiğim için trafiğe çıkmıyordum) En sonunda eşim verdi dersi, hem de İstanbul sokaklarında...onca küfür yedim arkamdaki şoförlerden...Eşim sakinliğini hiç bozmadan, milyon kere afferin başardın işte diyerekten beni şoför yaptı...unutmuşum, sayende hatırladım:)(bu arada bloğuna sık sık iç dökmeye başladım, kusura bakma)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay öyle eşe insan canavar gibi öğrenir.
      ama ben biliyordum huyunu bizimkinin. gitar derslerinde de sabırsızdı. bir de çok zeki olsam neyse, zor öğreniyorum zaten.
      eşine benden milyon kere alkış :D

      nasıl mutlu oluyorum uğramalarına bir bilsen..

      Sil
  5. Bişi diycem ama kızma.. Bir blogda okumuştum, çocuğum hiç yemek yemiyor diye yazmıştı uzun uzun ve verdiği şeyler sırf sağlıklı gıda. Ama o kadar sağlıklı ki, akıl sağlığı olan yetişkin birinin vallahi 1 haftadan fazla dayanabileceği bir sistem değil. Az yesin ama öz yesin diyor.. Tamam haklısınız.
    Fakat bir de şu tarafından bak, çocuğu bir noktaya kadar koruyorsun ama sadece yemek değil sorun, hava kirliliği var, gürültü var, kent yaşamı var, okul var, stres var.. yani var da var, bunların yanında organik yedirsen ne olur diye düşünüyorum. Ama yine haklısın, ne kadar az zarar alsa bünyeye o kadar kar tabii..
    Ama yine de, bence neye kafayı takarsak, çocuk ordan arıza veriyor. AŞırı sağlıklı yedirmeye çalışırsan çocuk yemiyor azizim, uyku eğitimi vericem dersen çocuk uyumuyor.. Yani sen çok haklısın ve de eminim sen işi dengede tutuyorsun ama benim lafım aman hiç şeker almasın aman çikolatanın tadını bilmesin, pis onlar pis gıda.. E böyle diyince çocuk merak ediyor, doğamızda var yasaklara karşı merak geliştirmek.. Bazen analık dürtüsünün dozu kaçıyor galiba.. ;) Ama bence sen haklısın ve keşke ben de senin gibi besleyebilsem yavruyu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cerenimom.
      ben öyle fanatik sağlıkçılardan değilim.
      ben şu türkiyedeki aşırı korkunç avm gıdalarından korkuyom. valla bak, korkuyorum tiplerinden. damar damar zehirliler.

      yoksa çikolata da yiyor, sütüne bisküvi de banıyor, kraker de gömüyor.
      tüm hafta kuru makarnayla beslendiği de oluyor.

      benim derdim mükemmel beslenmeden ziyade, şu aşırı zehir olan şeyleri hiç sokmayalım bünyesine.
      kola, cips, mc donalds ve türevleri gibi.

      şekere de çok mesai yapmasın isterim, ne bileyim meyve ve kremasız bisküviler, bitter çikolatalar yetsin. dondurma yesin arada mesela.

      bu hafta iki kez doğudan ufak çocukların elinde cips gördüm.
      kaşıntı tuttu.

      şimdilik hayalim bu ancak çocuklu hayat fırtına gibi biliyorsun. neye niyet, neye kısmet.

      Sil
  6. Beslenme konusunda haklısın hele Türkiye'de hakkaten her yerden birşey fışkırıyor. Yürüdüğün sokakta marketlerin kaldırıma dizilmiş cipsleri şekerleri, pastaneler, dediğin gibi avm ler. Burada kasaba merkezindeki (10-15 dak yürüme mesafesi) birkaç mağaza hariç hiç dükkan Yok okullarda kantin yok. Yine de gidince istiyorlar falan ama İstanbul'a gidince durumumuz çok vahim oluyor.

    YanıtlaSil
  7. izmirde ben desürücü kursundan özel ders alarak araba kullanmaya başlaya bildim. beylerden cacık olmuyor. tevsiye ederim :)

    YanıtlaSil

Arkadaşıma Mektup: Bebe Büyürken Ben Ne Okudum?

Bebe olaylarında çok yeniysen, hamilelik sana astronotluk kadar yabancıysa, çocuk kitaplarından anladığın sadece Ökkeş serisi ise, o halde,...