30 Mart 2017 Perşembe

Kaybolan Eşyaların Saklandıkları Tuhaf Yerler


Bazen unutkanlık bazen şeytan aldı götürdücülük. Kimi evlerde çocuk dağınıklığı, kiminde de zihinsel tıkanıklık. Oluyor. Bir kumanda, bir kimlik, anahtar ya da çorap; sanki başka bir boyutta bir süre saklanıp sonra apaçık çıkıveriyor karşımıza. Hatta bazen öyle bir ifadeyle bakıyor ki bana kaybolan bir çorap teki; 'kafam attı gezdim geldim'... diyor basbaya. Bir delikanlı gibi çekip gitmiş. E ben buraya bakmıştım (bakar kör kısır döngüsü) valla yoktu diyorsunuz, bu sorulara bir türlü cevap bulamıyorsunuz.

Özellikle bizim ev çocuklandığından beri, kaybolan eşyaları bulmakta expert oldum. Dışarıdayken ev erkeği 'terliğimi bulamıyorum' dediğinde, 'soğanların olduğu sepetin içine bak' gibi nokta atışı tahminlerde bulunabiliyorum. Hem de ellerimi kullanmadan.

İşte hemen hemen çoğu evde kaybolan eşyaların serseri gibi saklandıkları ortamlar böyle:

Klasik Mekan: Koltuk Minderleri

Koltuk minderlerini açmak, nostalji yapmak için birebir. Hatta toplanın ailecek, patlamış mısır filan da alın yanınıza. Açın minderleri bakın. Neler neler çıkacak, ne anılar bulacaksınız. Geçen yıldan kalma kalemtıraş çöpü, yazdan kalma erik çekirdeği, evlenirken düğünde kaybettiğinizi sandığınız çeyrek altın. Koltuk minderlerini kaldırın ve hop, işte hatıralar geçidi. İşte o an filmin başrolü evlenme teklifi etmiş gibi çıldırırsınız. Minderin altından çıksa dediğiniz biri de olabilir tabi. Sizi gidi kara mizahçılar sizi.



Gizli Tehlike: Elektrik Süpürgesi

Elektrik süpürgesi ilkel ve sadık bir hayvan gibidir. Sizin için çok iyi çalışır ama maalesef şuursuzdur. Yerdeki kağıt çöpüyle, kağıt parayı ayırt edemez. O yüzden burada maalesef size biraz iş düşüyor. Ya temizlik yaparken gözünüzü dört açacaksınız ya da delirmiş gibi yerlere değerli şeylerinizi atmayacaksınız. Biz bugüne kadar elektrik süpürgesinin içinden ev çocuğunun gıcık düdüğünü, çeşitli mandallar, stickerlar ve ufak bozuk paralar bulduk. O gün bulduğumuz bozuk paralar, bugün yine kayıp olsa da bu yöntem sık sık yüreğimize su serpmiştir. Siz de yeniden kaybetmeden önce, süpürge içinde bulacaksınız aradığınız şeyi.  İşte o an filmin yardımcı oyuncusu çıkma teklifi etmiş gibi yalınayak koşacaksınız.



İçgüdülerini Dinle: Yırtıklar...

Şeytanın bile aklına gelmez. Çantanızdaki ufacık bir yırtığı hemen fırsat gören eşyalar, sinsice oraya istiflenirler. Ve siz perişanlıktan sakal bırakıp, evin ortasında bağdaş kuracak kadar çaresiz kalmadıkça da ortaya çıkmazlar. Çantanızı 67. kez yoklarken, elinize gelen yırtığın içeriye gizli bir cep yaptığını fark edersiniz. İşte o an grubun vokali telefon numarasını vermiş gibi delirirsiniz.




Kendi Kazdığın Kuyu: Sayfalar...

Maalesef kendi kazdığımız kuyuya düştüğümüz de oluyor. Çantaya aceleyle atıverdiğimiz bir kart, para ya da büyük olmayan herhangi bir nesne, çantanın içerisindeki defter-kitap-gazete gibi sayfaların arasına girip, orada gizli bir yuva yapıyor kendine. Sonra bul bulabilirsen. İnsan zihninin 'en son kartı nerde kullandım ben ya' diye diye her yerinde morarma olana kadar kendini kurcaladığı o anların sonu hiçbir yere bağlanmıyor. Ta ki sayfaları çevirene kadar. İşte o an dizideki manken sizi kesmiş gibi inci tanesi sıçarsınız sevinçten.



Yeni Bir Dünya: Kokuşuk Botlar

Bu durum bizim eve özel de olabilir, bilemiyorum. Ancak çocuklu evlerde bot ya da çizme demek, kutu demek- oyun alanı demek, içine bir şey saklayacak yeni ortam demek. Küpeler, sabunlar, donlar, bir adet soğan filan almak için botumun içine baktığım çok oldu. Bunlar bizde hep official şeyler. Kısacası, üşenmeyin bakın botlara, ayakkabılara. Bulunca adeta bir ressamla metafor dolu aşk yaşamış kadar bohem olacaksınız.



Eski Bir Oyun: Saklambaç

Kaybolan eşyalar tarihinde, en eski oyundur. Bir örtünün, koltuğun, halının, vazonun arkasında saklanmış olan eşyayı görebilmek için sadece evi düzenlemek yeterlidir. Düzenleme işi bittikten sonra cıscıplak karşınıza çıkacak aradığınız eşya. Tıpkı beğendiğin yazardan mektup gelmiş gibi bir his. Evi toptan düzenlemeye bir minicik anahtarı bulmak için çok ağır üşenebilirsiniz tabi. O yüzden siz en iyisi, son maddeye göz atın.



Zaman Makinesi

O gün kaybolan eşyayı bulabilmek için günü başa sarmak en çekici yöntemlerden biridir. Telefonunuz kayıpsa ve olaylar örgüsü hafızanızdan tamamen silinmişse, en başa dönmekte fayda var. Eve girdikten sonra, kahve için mutfağa girdim, dışardan gelen sesi farkedince salonun penceresinden sokağa baktım, derken çişim geldi tuvalete girdim, suyun kaynama sesini duydum ve çıktım. Bir saniye, tuvalet? İşte o an ünlü dansçıyla markette çarpışmışsınız kadar coşku hakkınız.




Öyle ya da böyle eşyalar genelde kaybolmuyor aslında. Şöyle bir derin nefes alıp 'çok fazla uzağa gitmiş olamaz' diyip, mantıklı düşünmekle senaryoyu tahmin etmek kolay. Hızlıca aramak yerine, sakince göz atmak daha verimli. Tabi ki çocuklu evleri saymıyorum. Çünkü yerçekimi toddler'ların nefes alıp verdiği atmosferlerde henüz yok. İcat edilmedi. Ve söylenmek serbest.

6 yorum:

  1. çok güzel yazı olmuş emeğinize sağlık banada beklerim :)

    YanıtlaSil
  2. çorap tekleri...kocam ile aramı açacaklar...yok yok yok ...bir çekmece dolusu eşini arayan çorap...kediye kadar suçladım...yıllardır sakladığım çorap tekleri var, inancımı kaybetmeden bekliyorum...

    YanıtlaSil
  3. Hahahaha Bilgiç küçükken bir şeyi aradığımda baktığım ilk yer koltuk minderiydi, ne bulsa oraya sıkıştırıyordu :D Zamanda yolculuk yaptım bir anda :)

    YanıtlaSil
  4. Bir de çorapların en sık "yokolduğu" yerler, beraber yıkandıkları çarşaf ve yastık yüzlerinin içi.. ;) Ay bir de benim annemin çantasından benim klonum bile çıkacak bir gün, ben Münih'te kaybettiğim eşyayı bir de anneme telefon edip çantasına baktırıyorum :P Bir iki defa da buldum..
    Bir de kesin yöntem: "Ethem dede". Bu Bursa'lı bir yatırdır, çok eğlenceli bir adamcağızmış, bir eşyan kaybolunca dersin ki "Ethem dede, Ethem dede, gömleği keten dede, bir kayıp (X eşyam) var, bulursan 3 (5-10 artık değerine göre açık arttırma yapabilirsin) göbek atam dede!" dersin. Sonrabi güzel ararsın, bulmazsan ben de Bursa'lı değilim :D Dene bunu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslen Ankara'lıyım ben, bi açık aralık kapı payı bıraktım :P

      Sil
  5. blogunuzu yenı kesfettım bende bloguma beklerım..:)

    YanıtlaSil

Var mısığız genşler?

Gecenin şu vakti, eski bloğumu karıştırdım ve acaip eğlendim yahu! Sonra işin tadı nostaljiye kaçtı. Çünkü 2010'lara filan geriledim, o...