14 Eylül 2018 Cuma

Beni ne mutlu eder?




Tema: İç Dünyam

Ev erkeğinin bu akşam programı var. Akşam 22:30'da sahne alacaklar, Alsancak'ta bir mekanda. Geçen haftakine ben de gittim. Bira başına 20 TL fiyat verdik. Normal mi? Herkes, her şey normalmiş gibi, yerinde salınıyordu. Bugün gelmiyorum dedim, ev erkeğine. Ev çocuğuyla sakin bir akşam geçirmek istiyorum, dedim. İşin aslı, çocuğu anneannesine dehleyip, alkollü gecelere akasım yok. Bu aralar bilinmez bir nedenden (heralde bir yerlerde çocuu övdüm yine) kendini yerlere atıp ağlama krizleri yaşıyor. 2 gün içerisinde 3 kez oldu. Dövüne dövüne, ağlıyor. İçimden bir ses, bu akşam sakin geçsin dedi. Dinliyoruz bakalım.

20'li yaşlarda barlı geceler on gece gücündeydi. Geceye bi başlardık, kaç bin macera toplardık. Şimdi aynı barlar birden dekora dönüştü gözümde. Hiçbir eğlencesi yok. Gerçi bi mekan var, tamamen caz-funk yapıyorlar. Bak orda sanki funky ortamlar varmış, danslı şeyler yapabilirmişim gibi geliyo. Geçen hafta ev erkeği sahnedeyken, bi ara oraya uğradık, aybolmasın diye hemen çıktık. Sonuçta beyim müzik yaparken, ben başkasının müziğinde yerimde salınırsam aybolabilir agdjfg.

İnsan beyi de olsa, 35 yaşından sonra bar, pis çişli tohalet, kulak delen yüksek ses, gece gece bağıran canlı müzik çekemiyor be blog. Şu an düşünüyorum. Beni ne mutlu eder? Nerede uzun uzun vakit geçirsem, ağzım gevrek gevrek esnemez, telefonumu çıkarıp sosyol medyoş yoklamam?

Butik konserler

Açık havada, önünde kaliteli şarabın, temiz-nezih mekanların organize ettiği tatlış konserler olabilir. Efenim mesela, düşünsene Eddie Vedder akustik performans (uçuyorum biraz) izliyorsun, şarap içiyorsun ve gerçek bir boyut sıçraması yaşıyorsun. Tamam fazla aşırı bir örnek oldu ama mutlu olacağım şeyleri bulmak için dürüst davranmak zorundayım, bunun için de sınırlayamam kendimi değil mi? Eddie abimiz olmasın hadi, o frekansta biri olsun kendi memleketimizde.

Bar Sohbetleri

Türkiye'de az sayıda var, hatta İzmir'de hiç yok sanırım. Bar talkshow'ları var ya.. Gevur filmlerinde görürüz. Herkes sahneye çıkıp, komik / ilginç / absürt şeyler anlatıyor. Biranı içiyorsun. Sohbet ve eğlenmek herkesin ortak beklentisi. Biraya en çok yakışan şey. Sence de tatlı olmaz mıydı? Blog yazmak gibi, sahneye çıkıp geyik yapardık.

Doğa

Gerçekten aşağısı kurtarmaz ya maalesef. 35 yaşımda eğri oturup doğru konuşacaksam, ruhum yüreğim bunu istiyor. Nehir kenarı istiyor, göl karşısı, orman içi, ağaç kucağı istiyor. Ama gulugulu halkı istemiyor. Piknik tüpü, çime serilmiş ev halısı, korkunç arabesk müzikler, mangallarca et, şalvarı atletiyle bağır çağır doğayla arama giren insanlar ve tesislerden yükselen rezil müzik olmayan normal doğa işte. Herkes kadar hakkım olan. Bu hafta sonu kaç haftadır türlü aksiliklerden yapamadığımız bahar kampına çıkıcaz. Didik didiğin tam tanımına uygun olacak şekilde, kaç yerle görüştüm araştım. Normal doğada kamp ortamı diye bişey bulmak bu kadar mı zor abü? Var tabi de, mesire alanı adı altında yozlaştırılmış her yer. Bakalım Kuşadası'ndan bir yer bulduk gibi. Deniycez şansımızı.

Kısacası dışarıda fast food mekanlarıyla bağımın kopmasıyla başlayan, ardından kahveciler, restorantlar-cafelerle devam eden ve sonunda da 'eğlence' seçeneklerini de terk etmek üzere olduğum 'yabancılaşma' sürecimde, kendime göre gurme yerler arayışımı sürdürüyorum. Tabi bu arada candan sohbet edebildiğin kişilerle parkta banka çömmek, ev balkonunda biraya arkadaş çağırmak, şehre güzel oyun gelmişse kopup gitmek, iyi müzik festivallerine katılabilmek, kendi semt barına arkadaşlarla gitmek filan da şahane etkinlikler. Ben yukarıda fantezilerimi yazdım.

Hayatımın bundan sonraki kısmında 'iyi anlar' için vakit-nakit harcamak istiyorum. Burdan sırf bir park sohbeti için İstanbul'a gidivermem gibi, bu anları çoğaltmak ve gerçekten sadece sevdiğim etkinlikleri yapmak istiyorum. Sen seviyor musun cağnımız vatanımızın güzide cafelerini- barlarını- plajını- restoranını- piknik alanını? Yoksa bi ben mi soğudum olaylardan?

Neyse bugün evdeyim, sakin sakin. Haftaya yine damlarım beyimin poroğramına. Biraz instoş kurcalarım, feysbuklara yorumlar yazarım, tivitırlardan retweet atarım, bi birayı 3 saatte içmeye çalışırım. İki bira 40 TL, cık cık cık.

Şimdi, çay.


11 yorum:

  1. Bu Eylül'de her gün işi iyi oldu, bugün yazınızı bekledim. :)
    Uzun zamandır tatil dediğimiz çadırı tulumu alıp dağbaşlarında dolaşmak. Saçma sapan kampingler ve doğayla arana girecek parazitlerden uzak olmanın yolu, kendini dağa, dağa, iyice dağa vurmak. Yöre halkı ve daha önce gitmişlerden biraz rota bilgisi almak. Balayında da böyleydik, 4 aylık bebekle de, biri 4 aylık, biri 2 yaşında bebelerle de.
    Eğlenceye gelince, 3 yıldır yaşadığım İzmir'de sanırım hiç bir yere gitmedim. Nadiren eş dostla balkonda takılmalar oldu ama işte zaten 2 3 eş dost vardı, onlar da başka şehirlerde. Bir de 4 senedir ya yüklü ya sütlüyüm, oturup bir bira içemedim...
    Halim içler acısı mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dağlar konusunda bana fikir verdiğin için çok teşekkür ederim öncelikle. sonralıkla da bu konuda çok cahiliz, kesinlikle araştırıcam, mutlaka uygulucam. gerçekten bizi dağlar paklar. tabi güvenlik konusu ayrı bir başlıkta incelenecek.

      yüklü ve sütlü ifadesini çok beğendim akjhd. ha gayret, özgür günler çok uzak değil.

      Sil
  2. Bodrum'da yaşayıp yazdan nefret edip aman çocuğumuz iyot kokusu alsın yüzsün diye gittiğimiz pazar denizlerini listeye hiç almıyorum ki dımtıs dımtıs bir yere gitmesek de... Antik tiyatro konserleri olabilir belki yaz çok yorucu yazdan bi iş çıkmıyor. Kışın 2 kitapçı var burada imge ve zai orası yalnız ya da bir dostla. Evde çocuk uyuduktan sonra yalnız kalma zamanları. Bardır mekandır bunlar gençken bile uzaktı bana iyi bir enstrüman ve ses bahçe içi bir yer bir arkadaş ve rakı iyi olabilir. Uçayım mı olimposta Cem Mumcu Yazar Kampı yapıyor misal ruhum orda oluyor resmen. Burada Karakaya Retreat diye bir yer var yoga kampları nefes kampları yapıyor çalışmak zorunlu olmasa ve yeterince para olsa .

    Sema

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cem mumcu hakkında bu hafta ikinci kez, ilgimi çeken şeyler duyuyorum. bakayım merak ettim o mekanı.

      parayı bilmem de, çalışmak zorunda olmasak neler yapardık konusu bence tam ağızlara layık. harika bir hayal gücü malzemesi.

      evde çocuk uyuduktan sonra yalnız kalmanın muhteşemliği <3

      Sil
  3. Ben de kendi listemi yazsam üç aşağı beş yukarı benzerdi herhalde. Bir de bunlara birkaç hobi için özel ders/workshop gibi şeyleri eklerdim. Mesela bir tane var çok istediğim bir türlü vakit ayıramadığım. Doğada resim dersi ama öğretmen ayrıca bitki meraklısı, önce bir yürüyüş bitkileri tanıtma, ardından sevdiklerini çizmeye çalışma. Sanırım az bulduğum kendime ait olan zamanımı maksimum hazda geçirmek istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gece bu tam senlik yaaaa, sende bi "Gece bu ne ya çilek mi? diye danışıldğında "hayır bu sefeniuz morsiklamius" diye cevabı verme" görüyorum ben, gerçekten ya bence pastorel bilgi sana çok yakışır! Ne olur zaman yarat git.. (Güneşe yorum yazacaktım snaa denk geldi)

      Sil
    2. doğada resim dersi bana bile çok çekici geldi gece. ve az zamanı maksimum hazda yaşama isteğine yeni aydım. doğru ya!

      Sil
  4. Ağlama nöbetleri = kreşe geri adaptasyon
    Bira 20tl = 3 eurodan az diye düşününce, normal (500ml fiyatı Oktoberfest'te 10.7euro idi geçen sene! ama tabii normal zamanda normal barda 3-4 euro) ama Trükiye gerçekleri için düşününce oooo-ha tabii ki. Ama malum alkolle savaşan bir hükümet var, alkole zam normal..
    35'imden sonra ben de duruldum ama nedeni benimkiler o dönem doğdu, enerjim kalmadı bara dansa, daha çok doğaya ve sessizliğe hasretlik.. Şimdilerde gece çıkmaya başladım, 15'te bir çıktığım iki kızlar grubum var ama kocayla çıkacaksam zevk almıyorum nedense, onunla yemek yiyip çocuklarımızın ne kadar mükemmel olduklarını tartıştığımız sakin özel anlarımız oluyor hahahaha yaşlandık be.
    Beni ne dinlendiriyor biliyor musun en çok: kendi kendime bir kahve alıp kitap okuyabilmek ya da yazı yazabilmek. Bir de Tay Masajı hahahaha

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öyle mi diyorsun? olay kreş mi gerçekten. olabilir ya. aniden oldu çünkü. kreşe severek gidiyor ama belli olmaz bu minik milletine.

      off çok paraymış ya 10.7 Euro. volkanın abeysi gidiyor oktoberfest'e, çok seviyor, demek ki o paraya değiyor ortam. çünkü hiç gıybetini yapmadı bira fiyatının.

      bence de kahve kitap..
      masaj kjahjkfajfg.. benim için uzay dilinde bişi.

      Sil
  5. Beni en çok mutlu eden ... Akşam olmuş laptop kucakta, bira sehbada. Müzik eşlik ediyor usul usul.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aa o zaten listenin başı ya. enfes!

      Sil

Satranç, geçmiş kutusu ve gıdanın sesi.

Ödev konusunda tükürdüğümü yalıyorum. Geçen gün ev çocuğu satranç ödeviyle döndü eve. Kalenin hareket ettiği yerleri bir kağıttaki örn...