7 Ağustos 2019 Çarşamba

Büyük göd oluş + Çocukla evden çalışmak



Çocuk evdeyken, nasıl çalışıyorsun diyen tanıdıklar- ebeveyndaşlar olduğunda, şöyle diyordum:

Diyelim bilgisayarımın başına geçmek için evde yola çıkmışım. Amaç, bilgisayar başına geçerek çalışmak.

O sırada şu sesi duyuyoruz:

'Anne mataramda su kalmamış, koyar mısın?'

Oğlum kendin koy diyemiyorsun çünkü 'katıklama usülü' su içiyor. Birazını dolaptan (ağır cam şişe) birazını damacanadan.

Damacanadan suyu koyarken, gözüm yatak odasına takılıyor. Yatak toplanmamış :/ Ah ev erkeği. Yine geç uyandın ve hemen çalışma odana geçtin değil mi? Neyse, sabah sabah tartışma çıkmasın, toplayıvereyim yatağı. Ben yatak odasındayken, şu tip bazı diğer cümleler:

'Anne muscle arabamı bulamıyorum'
'Anne hotwheels şarkısı dinleyebilir miyim?'
'Anne balkonda suyla oynayabilir miyim?'

Bu tip isteklerle ilgili benim yapabileceğim bir şey varsa, mecburen sıra ona geliyor. Eğer yoksa, yeniden bilgisayarımın başına oturmak için yola çıkıyorum. Bazen bu aşamada 'sana görev vereyim mi?' diyerek bulmaca / boyama / kesme gibi eylemler içeren, sanki benim işimle ilgiliymiş gibi gösterdiğim bazı etkinlikleri ev çocuğuna kakıtarak zaman kazanıyorum.

Bilgisayarın başına geçtiğimde, öncelikli acil işleri 15 dakikada halledip, ev çocuğuna 'şimdi kahvaltıyı hazırlıyorum' diyerek, olası karın acıkmasına yetiştiğimi bildiriyorum.

Kahvaltı hazırlıkları sırasında, bilgisayar-mutfak arasında mekik dokuyorum. İşte benim geçen yazdan beri sürdürdüğüm korkunç zaman yönetimim ve evden çalışma çabalarım.

Çocuklu evde- evden çalışmak böyle zannedilir.

fakat daha çok böyledir.

Devamını anlatmak bile istemem. Çünkü gerisi terleme, bocalama ve günün sonunda aşırı yorgun yatağa girmeyle bitiyordu. Ve bu bitirmek değil, günü yıldırmaktı.

İşte ne olduysa, bir gün ev erkeğiyle yaşadığımız KORKUNÇ kavga sonrasında TV kumandasını kırmamla oldu. (ev çocuğu uyuyordu ve ben de tam yatmaya hazırlanıyordum) Benim hiddetimden korkan ev erkeği, endişelendi ve o sırada içtiği birasının çakır keyifliğini bile bir kenara bırakıverdi. Sabah 3'e kadar konuştuk o gün.

Oturup kahve falına bakar gibi, zamanı nasıl geçirdiğime, yazın devamına, bekleyen kışa, tüm seneye ve hatta yeni projemin adındaki gibi 40 sonrasına göz attım. Böyle süremeyeceğini biliyordum ama kavgadan sonra yaşadığım patlama, sinir krizi, bağırış çağırış ve hemen akabindeki iç döküşle büyük göd oluşu gördüm. Adına 40 dediğim ama aslında özü 'hayatta kalabilmek' olan proje de öyle çıktı. Bu konuda oraya ve aynı bloğun instagram hesabına yavaş yavaş paylaşımlar yapar haldeyim.

Çocuk evdeyken (yaz tatili) - evden çalışmak, büyük manyaklık. Müthiş adrenalin! Sen tuvaletteyken, çalışma masana döke saça kahvaltısını taşımış bir çocuğun 'sen çalış anne ben seni rahatsız etmem' derken, klavyeye kolunun tersiyle dökülme ihtimali olan sütü oradan uzaklaştırma çaban gerçek bir spor.

Kısacası, doğru yapılmayan bir planlama ile maalesef  'imkansız, verimsiz, çöp' bir uğraş.

Büyük göd olmak, gerçeklere cıscıblak bakmak lazım. Bu şekilde yürümüyordu ve bu durum yüzünden elimdeki işten olmayı bırak, yakın gelecekte anlamlı hiçbir iş yapamazdım. Kaldı ki ev çocuğunun yaptığı 'garip' hiçbir şey yoktu. Çocuk, yaşıyla paralel, neyse oydu. Ayrıca, burası benim için büyük bir dürüstlük gerektiren itiraf kısmı: Konu ev çocuğu olmazdı, başka şey olurdu, bahaneler çoktu.

O kavgalı geceden sonra kendime mecburen 'hayatta kalabilme' rotası çizdim.

Benim gibiler mecbur kalmadan bir çizik bile atmazlar çünkü.













2 yorum:

  1. Ben de zaman yönetimi konusunda ne kadar berbat olduğumu Haziran başında anlayıp, yerin dibine geçtim. Sürekli dilinden verimlilik sözcüğünü düşürmeyen biriyim ve daha temelleri atamamışım. Düşün. Çocuk olsa hiç yapamam eminim. Çok zor iş. Ama ne güzel sana yine destek olmuş eşin. Sormuş, dinlemiş. Tıpkı araba sürüşü işindeki gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O konuda bende işler karışık. Bazen harika gidiyor bazen de çuvallıyor. Sana bahsettiğim sabah erken kalkma iteklemesi sayesinde şimdilik iyi gidiyor ama kalıcılığını göreceğiz bakalım.

      Sil

Gitmek.

A noktasından B noktasına essahtan ulaşabilmek için 'gitmek' lazım (bazen gitmeden varmak isteriz ya). Bir yol, rota ve gitme ey...