7 Nisan 2020 Salı

3. hafta günleri- gudik felsefem


Bünyem 8 saat uykusunu almadan, sempatik olamıyor. 7 saat bile olsa, bu bünye kem küm. Analık serüvenimin ilk 4 senesinde nasıl uykusuz ve kısmen uykulu yaşayabilmişim, hayret ediyorum. Aslında ben hayatım boyunca, uykuya yüz vermedim. Uykuda mesai harcamak, ona yatırım yapmaktan kaçındım. Uyku elimin altındaki kolay bir seçenek oldu ve tabi ki o oranda değersiz. Fakat şimdi öyle mi ya? Uykuda salınan hormonlara, temizleme ekibine, bedavadan masaj etkisine, terapi gücüne nasıl hayranım. Filmlerde gördüğümüz kokoş kadın karakterlerin 'güzellik uykusu' konseptinin hastasıyım.

Ancak bu aralar... Yaşamıma korona filtresi olarak ilk günden beri yerleştirdiğim maddeleri artık pek ciddiye alamıyorum. Bunlar;

  1. Düzenli vitamin kullanımı (unutuyorum artık)
  2. Erken uyku, 8 saat mışıl mışıl (bi bölüm daha izleyelim, dur biraz daha okuyayım haline dönüş)
  3. Destek gıda tüketimi- sarımsak, zerdeçal, zencefil, limon (artık sadece soslarda buluşuyoruz)
  4. Twitter'da canhıraş haber takibi yapmak (hiçbir sosyol medyoşla ilgilenmiyorum)

şeklindeydi.

Mutlaka yapmaya devam ettiğim bazı şeyler var, hayatta kalabilmek için tabi.

Mesela, akşamdan plan yapıyorum, ev çocuğuyla güne farklı bir aktivite koymak için. Yoksa ikimiz de süzük gibi kalıyoruz. Güne başlıyoruz, normal rutinlerimiz sürüyor ama saat 15:00- 17:00 arası var ya. İşte o vakit ne benim çalıştığım, ne onun kendi başına kalmak istediği, ne ekran saatinin kaldığı, ne atıştırmalık yaptığımız, ne okuma yapmak istediğimiz... bonnboş çöl gibi bir süreç. Nasıl sıkıcı, nasıl hayattan soğutucu. Bir şişe şarap olsa dedirten geçmeyen iki saat. Yapılacak her şeyin (hem birlikte hem ayrı ayrı) bittiği zorlama bir an. Oraya her gün bir yenilik gerekiyor. Dün mesela gölge oyunu yaptık. Aşırı sıkıcı olacağını düşünmüştüm ama sevdik. Hatta akşam ev erkeğiyle bile aynı oyunu, bu kez perdede oynadık.



İşte benim sırf oradaki iki saat için akşamdan hazırlanmam lazım. Bugün evdeki mukavvalardan kulübe planladım. Allah utandırmasın evladım. Umarım anlamlı bir çaba olur.

Bir de akşamdan yemek planı yapmak, hatta ertesi güne can simidi atmak için ön hazırlığı geceden tamamlayıp- temiz bir mutfakla günü kapatmak resmen şahane self-jestmiş. Aslında ne diyorum biliyor musun? Yarını düşünüp bugünden yaptığımız şeyler hatrına depresyona filan girmiyoruz. Bak düşünüyorum, bugünden kaslarımı çalıştırıp hafif seviyede egzersiz yaptığım zaman, ertesi gün ben yüksek oluyorum. Bir katman üstten sevinç, ışıltı, evdekilerle şakalaşma, tam odak çalışabilme.

Bazen de hiçbir detayını planlamadan- tamamen akışında yuvarlanarak mutlu anlara dokunuyoruz, neden? İşte yine bu yüzden. Genelde bir örüntüyü, güvenli rutinleri takip etmekten. Rutinlerin arasında doğaç attın mı tadı efsane geliyor. Her güne doğaç at, al sana kaos- ver bana depresyon kurabiyesi.

Korona karantinasında, yine hayatı akşamdan düşünüp suya koymanın önemini anlamış olum blog. Benim payıma da bu düştü. Biraz gudik bir felsefeye erdim galiba ama napalım, insan hayatta ne ararsa onu bulur ashkajfhk :D

Şu sıralar, yaşadığımız alanlar dar, içine koyduğumuz eylemler geniş.

bugün korona için ne yaptım? 
(yine kahve yaptım)






6 yorum:

  1. Sizi okumayı seviyorum, yazmadığınız zamanlar özlüyorum :)

    Sevgiler,
    Derya

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Derya, yorumunu gördüğümde gözlerimden kalpler çıktı <3

      Sil
  2. Yoksa sen hala dalgona kahve yapımını keşfetmedin mi:) şaka bir yana günü önceden planlama benim de çaba gösterdiğim ama kimi zaman uyamadığım bir gaye. Fakat şunu nasıl yapıyorsun şaşkınım, bizde çocuklara hadi size şu oyunu yapalım desem hayatta kabul etmezler hep önceden ikna etmem lazım. O yüzden çocuk aktivitelerimiz genelde anlık gelişiyor. Bizim çok uyguladığımız şey ortama malzeme bırakmak. Canı sıkılınca gidip o malzemeyle meşgul olmaya başlıyor. Mesela org uzun zamandır ortada değildi karantinadan hemen önce çıkardık şimdi 5-6 şarkıyı bakmadan çalabiliyor eren ve biz hiç bir zaman git çal demedik. Bunun gibi. Bir de bilgisayar oyunlarıyla aranız nasıl. Bazı eğitici oyunlar var, bizim çocuklar seviyor. Mesela matematik oyunlarında araba yarışı var, altta bir toplama veya çarpma işlemi sen cevabı bilip yazıyorsun araban hızlanıyor yanlış yazarsan yavaşlıyor falan. Sonra pacman var yine işlemin sonucu neyse ekranda onu buluş o rakamı yemen gerekiyor falan. Bizim sıkıntılı zamanlarımızda kurtarıcı

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sen yazınca girip baktım neymiş diye ehehe. Belki eskiden olsa merak sarardım ama sanırım süt var? NOOO!

      Sizin o taktik bizde her zaman işe yarar. Yani ortaya malzeme bırakmak. Fakat onun için bazen ev uygun olmayabiliyor (şu an olduğu gibi) Hani ev dağınık değildir ama düzenli de değildir ya hani? Böyle hiçbir şekilde o sade görüntü olmaz ve içindeki hiçbir malzeme / eşya özel olarak parlamaz. Heh işte o şekilde ev. İçimden eve mesai harcamak gelmiyor GeCe.

      Bahsettiğin oyunlar da kesinlikle iyi fikir. Gel gör ki bizimki tüm ekran haklarını tek bir şeye kullanmak istiyor, aklı fikri orda. Malum oyun işte.

      Senden gelen fikirler mutlaka bir vakit işe yarıyor. Teşekkür ederim <3

      Sil
  3. Hahahah fotoğraf çok hoş. Bugün ben korona için ne yaptım? Sokağa çıkarken nefes alamamak pahasına o maskeyi taktım!
    "Yarını düşünüp bugünden yaptığımız şeyler hatrına depresyona filan girmiyoruz." O kadar doğru ki, bana neden hep melankolik bir depresif olduğumu anlattı tekrar. Plansız, amaçsız, düzensiz yaşıyorum. Bir şeyler yapmak lazım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir de aynı anda maske ve gözlük takın diyen var. Maske yüzünden gözlük camı buharlaşıyor bende :D

      Sil

Çocuğumu farkındalıklı yetiştirme hikayem

Orta 2'deyken söylediği o söz aklımdan hiç çıkmıyordu: 'Siz pavorotti'yi olacak o kadar skeçlerinde öğrenirsiniz anca' Okula...