10 Nisan 2019 Çarşamba

Saçma..ma..ma..


Dünyanın en saçma anlarını üzerime yağdırıyor olabilirim. Bazıları esmer, bazıları çilli, bazıları da saçma doğar. Yannış anlama okur, bu bir eziklenme yazısı değil.

Çok sayıda saçma anım var. İçlerinde belki bazısı hüzünlü, belki komik ama biz şimdi her şeyi boşverelim, en saçması, alabildiğince gerzek olanına odaklanalım değil mi? Hani dinleyende 'eee ne ki şimdi bu?' etkisi bırakanına kulak verelim.

Hamileyim (o aralar tabi) Haliyle, dersaneye yazılır gibi hemen bir doktora yazıldık. O bizi belli haftalarda görüyor. Güzel paralar ödüyoruz ama sanki aramızda paranın lafı olmaz gibi yakınız. O beni ancak bir kuaförde göreceğim ilgi alaka düzeyinde ağırlıyor, uğurluyor. Ben kendisine minnettar oluyor, dötünü yiyorum filan. Bir gün muayene, kontrol bitmiş, bize ultrason çıktısını versin diye bekliyoruz. O çıktı bir türlü gelmiyor. Ortamı kendi haline bıraksan, çıt çıkmayacak ama bilirsin, yapmacık ortamda sessizliğe hiçbirimiz tahammül edemeyiz. Ben hiç merak etmediğim soruları soruyorum. O soruları sordukça durduk yere endişeli biri imajı çiziyorum vs. Doktor hanım da sorularımı aşırı samimi, neşeli bir mesafede yanıtlıyor. Fakat bir gariplik var. Başka soru almaya istekli değil. Cevabını veriyor ve susarak, 'işte böyle' duruşu yapıyor. Çıktı hala yok. Sırada bekleyen en az 7 kadın filan görmüştüm, o geliyor aklıma arada. Bu şekilde biz epey bakışıyor, susuyor, saçma anlar biriktiriyoruz. Derken aramızda en sıkılanı ev erkeği çıkıyor ve 'biz alalım mı çıktıyı?' diye sorabiliyor nihayet. Doktor hanım duraksıyor, 'hayır cihazda sorun var, söylediğim gibi, haftaya artık' diyor.

Allahım beynimden aşağı saçmalıklar nehri akıyor! Sesim, sorularım, bakışım, zoraki gülüşlerim birer baklava deseni gibi kaplıyor zihnimi, dönüyor dönüyor. Uğultu gibi duyuyorum her şeyi. Yani son 25 dakikadır, sapık gibi orada öylece boş yere bakışıp durmuş muyuz? Ne doktor, ne biz bu saçma anı bozmadan oturmuş muyuz?

Fena.

Bugün de başka bir örneğini yaşadım. Ehliyete başladım. Bugün ilk ders günü diye çıktım evden. Dersin verildiği merkeze gittim, baktım kapıda yetkili kişi oturmuş. Beni görünce hemen ayağa kalktı, buyurun buyurun Kahve Hanım, dedi. Oturdum. Sessizlik oldu. Nasıllar aileniz, dedi adam. Sonra laf lafı açtı, konu köy enstitülerine kadar geldi. Yine sessizlik oldu. Saatime baktım, dersin başlamasına 1 dakika var ve kimse yok. En erken ben gelmişim dedim. Siz derse mi geldiniz, dedi.

Evet dedim.

Baktı. Sessizlik oldu. Baktı.

Ders yarın dedi.

Bakın insanlık hali, böyle yanlış anlamalar olabilir, farkındayım. Ama düşünsenize kadının teki, durduk yere bir binaya girip teklifsiz oturuyor. Ve adamın tekine bakıp gülümsüyor, karşıya bakıp susuyor. Sapık gibi kjshkjafk.

Ya bu aşırı saçma komik. Ve saçma. Aşırı saçma. Güldürüyor beni ama saçmalığından buz da kesiyorum.

Adam beni hemen teselli etti ama çok geçti. Bana çoktan kafası gelmişti.

Yine de saçma anlar, geleceğin kopma garantili hatıraları.
Değil mi?


6 yorum:

  1. Manidar anılar olmuş ikisi de :D

    YanıtlaSil
  2. Saçma ama hollandada mesela bunlar hiç olmaz. Biz kibarlıktan kırılacağız diye aklımızdakini sorma veya söyleme cesareti gösteremiyoruz. Oysa bunu yapabilsek herkes için daha zahmetsiz olacak :) hayırlı olsun ehliyet işi, özlettin çok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay sorma. bu kibarlık kabızlığının ta kendisi.
      ben de özlemişim, en okuyabiliyorum ne de yazabiliyorum.
      öperim seni Gececüüüm <3

      Sil
  3. Doktora yazılmak, kuaförde ağırlanır gibi ağırlanmak, aramızda paranın lafı olmaz gibi davranmak askdkkdkdjd. Muazzam.

    Bu tarz saçmalıklar benim de başıma çok gelir. Yalnız değilsin sista! Bu arada ehliyet işi very nays! İnsan araba kullanmazken garip bi gurur ve inat sahibi oluyo yaa “gerek yok bence” diye. Ama aslında leaazım bişey. Al çocuum bulunsun, kolunda altın bilerzik olsun. ısısısıısı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ashgjahg

      çocuklu yaşamda ehliyetsizlik her gün karşına çıkan fayans rutubeti gibi (benzetmeye gel) haklısın, lazım.

      Sil

Gitmek.

A noktasından B noktasına essahtan ulaşabilmek için 'gitmek' lazım (bazen gitmeden varmak isteriz ya). Bir yol, rota ve gitme ey...